Zeytin taşımak ya da Er Ryan’ı kurtarmak - Bekir İŞLEK

Yaşları asırları aşmış zeytin ağaçlarına sahip veya onlara yakın olmak, hatta uzakta da olsa varlığını bilmek insanlara güven ve huzur verir.

Sevindiricidir ki, rantiyeci bir azınlık hariç, yaşları ne olursa olsun zeytin ağaçlarını, zeytinlikleri korumakta hassas bir toplum olduğumuzu söyleyebiliriz.

Anadolu’da bir çalılık temizlenirken rast gelinen zeytinler (Deliceler) kutsal kabul edilerek her zaman korunur.

Yasal düzenlemelerde zeytinliklerde tesis kurmaya yalnız ve ancak zeytinin işlenmesi, yani zeytinyağı veya salamura tesisi için izin verilmektedir.

Yasal çerçevede bunu yapmak isteseniz bile izin alabilmek, istenen o kadar evrakı temin etmek sırat köprüsünü geçmeyi göze almak gibi zor bir iştir.

Peki; bu hassasiyete rağmen yaşlı veya genç bir zeytin neden sökülür, köklenir?

En masumu -eğer başka çare yoksa- yol açmak, en kötüsü de inşaat yapmak için!

Bütün zeytin çeşitleri aynı verimlilikte değildir.

Üzücü de olsa zeytincilerin bazen daha verimli olacağına inandıkları bir çeşidi dikmek için verimsiz buldukları çok eski ağaçları kökledikleri görülebilir.

Bunu yaparken bile genelde, önce zeytinlerin aralarına yeni çeşidin fidanı dikilir, ancak bu fidanlar verime geçtikten sonra eski ağaçlar köklenir.

Ya da istenmeyen çeşide istenen çeşidin aşıları yapılarak çeşit değişikliğine gidilir.

Son maden yasası değişikliği ise zeytinlikler için felaketlerin her türlüsünün yolunu açacak olan en acıtıcı uygulama olacaktır.

Bu uygulamayı masum göstermeye çalışan ‘taşıma’ avuntuları asla inandırıcı değildir.

Birkaç kez köklenmesine şahit olmak zorunda kaldığımız bazı zeytin ağaçlarını kurtarmaya çalıştık.

Bu, “Er Ryan’ı Kurtarmak” (1998 yapımı bir film) kadar zor bir iştir.

Bunu yaparken yaşadıklarımızı, gözlemlerimizi ve bazı tespitlerimizi paylaşmaya çalışacağım.

***

Yaşlı ağaçlar taşındıktan sonra hemen taze sürgünler veremeyebilirler.

Yeni sürgünleri, yaşama belirtilerini görebilmek için bazen bir, hatta birkaç bahar beklemek zorunda kalabilirsiniz.

Bu durumda taşınan ağacı uygun hayvan gübreleriyle desteklemek ve suyunu asla eksik etmemek gerekir.

Taşımak zorunda kaldığınız dalsız budaksız bir ağacın gövdesini güneş yanığından koruyabilmek için mutlaka yoğun kireçli badanalar yapmalısınız.

Gölge edecek kadar dalı yoksa dikili ağaçların bile kabukları güneşten, sıcaktan kavrulabilir.

Bu yazı ile 5-6 yıllık gözlemlerimi ve tespitlerimi paylaşmaya çalışıyorum.

Bir önceki sayfada foto 2'de gördüğünüz taşınan ağaç ancak 7 (yazıyla yedi) yıl sonra meyve verebildi.

Ağaç susam cinsine aşılı olup, görülen meyveler aşıların yanından fışkıran ‘Delice’ dallarındadır.

Budanırken ve ağacın dallarının şekline karar verirken güneş yanığı her zaman hesaba katılmalı, göz önünde bulundurulmalıdır.

Taşınan ağaçlar, ‘taşıma budaması’ yapılmadan taşınmamalıdır.

Yani taşınan bir zeytin ağacı o andaki bütün dalları besleyemeyeceğinden uygun bir budama ile dalları azaltılır.

GENÇ AĞAÇLARIN TAŞINMASI

Zeytin bahçelerinde sonradan açmak zorunda kalacağınız bazı yollar genç fidanlara denk gelebiliyor.

Bu yüzden taşımak zorunda kaldığımız genç ağaçlar da ancak 7-8 yılda meyveye durabilir.

Mayıs sonunda taşıdığımız 3 ayrı fidan aynı bakımları yapmamıza rağmen 6 ay sonra üç ayrı davranış gösterdiler.

Aşağıdaki fotoğraflarda da görülebileceği üzere birincisi bütün gövde ve dallar kuruyup dipten, köklerden yeni sürgünler verdi.

İkincisi biraz durgunlaşmakla beraber yeşilliğini korudu ve çok etkilenmedi.

Üçüncüsünde ise bütün yapraklar kuruyup dallardan yeni sürgünler vermeye başladı.

Görüldüğü üzere zeytin taşımak emek, zaman, nakit ve benzeri kayıpları göze alsanız bile kabul edilebilir bir durum değildir.

Hiçbir zeytin ağacının taşınmaya mâruz kalmaması dileğiyle vesselam.

 

  1. Fırına veya hızara giderken
  2. Fırından veya hızardan kurtarabildiklerimizden
  3. Bir bahar sonra

4-5-6.  Ağacın 7’nci yılı

Yazarın Diğer Yazıları

ÜCRETSİZ KEŞİF 0542 246 88 33 WHATSAPP HATTI