Zeytin ve zeytinyağı üretiminde bu yıl dengeler değişti.
Geçtiğimiz yıl özellikle kuraklık nedeniyle üretimde ciddi sıkıntı yaşayan ülkelerde bariz bir toparlanma olurken, en sert düşüşün yaşayan ülkelerin başında maalesef Türkiye yer aldı.
Aslında bu çok da beklenmedik bir durum değil.
Dünya zeytinyağı piyasasında 2025-2026 sezonuna ilişkin ilk IOC tahminleri açıklandığında uzun süredir sezdiğimiz tablo iyice netleşmiş oldu.
Gelinen noktayı en kısa şekilde özetlemek gerekirse, küresel üretimde düşüş trendi devam ediyor.
Yeni sezonda dünya zeytinyağı üretiminin 3 milyon 260 bin ton seviyesinde olacağı öngörülüyor.
Bu, geçtiğimiz sezona göre yüzde 9’luk bir daralma demek.
2024-2025 döneminde dünya toplam üretimi 3 milyon 575 bin ton olarak öngörülmüştü.
Dünya genelinde ithalatın 1 milyon 197 bin ton, tüketimin 3 milyon 207 bin ton, ihracatın 1 milyon 182 bin ton, dönem sonu stoklarının ise 1 milyon ton civarında kalması bekleniyor.
Bu tablo, zeytinyağının dünyada hem arz hem de stratejik stok bakımından giderek sıkışan bir ürüne dönüştüğünü gösteriyor.
EN SERT DÜŞÜŞ ÜLKEMİZDE
IOC verilerinde üretici ülkelere tek tek baktığımızda tablo daha da çarpıcı hale geliyor.
Bu sezon en sert düşüşün yüzde 43 ile Türkiye’de yaşanması beklenirken, Ürdün’de yüzde 35, Arjantin’de yüzde 30 ve Tunus’ta yüzde 21’lik kayıplar öngörülüyor.
Buna karşılık Fas yüzde 33’lük artışla öne çıkarken, İtalya’da yüzde 21, Mısır’da ise yüzde 11 artış bekleniyor.
İspanya ise son üç sezondur yaşadığı kuraklık kabusundan çıkmış görünüyor.
İspanya’nın üretimi 2022 ve 2023 yıllarında kuraklık nedeniyle adeta yarı yarıya düşmüş, 666 bin tonlara kadar inmişti.
Bu sezon ise 1 milyon 372 bin tonluk üretim tahmini hem İspanya hem Avrupa Birliği için toparlanmanın bir işareti olarak görülüyor.
AB genelinde üretimin 2 milyon ton seviyelerine yaklaşması, küresel arz açısından kritik bir eşik.
Tüketim artışının en keskin olduğu ülkelerden ABD, zeytinyağı ticaretinin de merkezine yerleşmiş durumda.
Ortalama 389 bin tonluk ithalatıyla dünyanın en büyük alıcısı olan ABD’nin bu sezon 425 bin tonluk ithalat yapması bekleniyor.
İkinci sırada ise büyük üretici İspanya yer alıyor.
Kuraklık dönemlerinde iç arzı regüle etmek için yüksek miktarda ithalat yapan İspanya’nın yıllık ortalama 102 bin tonluk ithalatı bulunuyor.
Brezilya, Japonya, Kanada, Çin ve Avustralya da büyüyen pazarlar arasında.
İhracatta zirvede yine İspanya var.
Yıllık ortalama 403 bin ton ihracatla liderliği devam ederken, onu İtalya ve Tunus takip ediyor.
HEM SINAV HEM DE FIRSAT
Dünya zeytinyağı piyasasında 2025-2026 sezonuna girerken, fiyat rekabetinin belirleyici olacağı bir tabloyla karşı karşıyayız.
İspanya’da kuraklık etkilerinin azalması ve üretimin yeniden 1 milyon 372 bin ton seviyesine yükselmesi, maliyetleri zaten yüksek olan üretici ve ihracatçılarımız üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
İşçilikten enerjiye, stoklamadan ambalajlamaya kadar hemen her kalemde artış var.
Buna ek olarak finansmana erişimde yaşanan zorluklar rekabet gücümüzü daha da sınırlıyor.
Dolayısıyla dünya piyasasında fiyat bazlı rekabetin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin rekabet edebilmesi her zamankinden daha zor.
Bu gelişmeler sonucunda ülke olarak bu oyundaki yerimizi korumak hiç kolay olmayacak gibi.
Üretimden ihracata doğru stratejiler geliştirmek, maliyetleri yönetmek ve pazarlarımızı korumak artık her zamankinden daha kritik bir hâle geldi.
Yeni sezon Türkiye için hem bir sınav hem de fırsat dönemi olacak.
Ülkemiz, geniş ve verimli zeytinlik alanları, deneyimli üreticileri ve kaliteli zeytinyağı potansiyeli ile güçlü bir üretim kapasitesine sahip.
Küresel arz daralırken talep artış eğiliminde.
Bu dengeleri doğru okuyabilen, maliyetleri etkin yöneten ve katma değer odaklı üretim yapan üreticilerle ihracatçılar için fark yaratmak artık mümkün.
IŞINSU KESTELLİ
İZMİR TİCARET BORSASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI