Çukurovalı ‘Diba Olive’nin ikinci kuşak temsilcisi Cihan İpekbayrak, fitilini ‘Graza’nın ateşlediği ‘sıkılabilir yeşil şişe’ konseptini kendi markalarına kazandırma sürecini Bilge Ağaç için yazdı:
Üç yıl önce IBM’deki işimi bırakıp Adana’ya döndüğümde, ailemin yıllardır sürdürdüğü zeytinyağı işine nasıl değer katabileceğimi düşünüp durdum.
Amacım, geleneksel bir üretimi sadece sürdürmek değil; ona yeni bir kimlik, yeni bir bakış kazandırmaktı.
Bu dönemde markalaşma sürecine, tasarım ve ambalaj gibi alanlara yoğunlaştım.
Zeytinyağı kadar onun nasıl sunulduğunun da önemli olduğunu fark ettim.
Bir gün yabancı yemek videolarında sık sık karşıma çıkan ‘Graza’ markasının yeşil sıkılabilir şişeleri dikkatimi çekti.
Kullanım kolaylığı, sade tasarımı ve modern duruşuyla klasik cam şişelerin ötesine geçen bir fikirdi özellikle o vidalı kapağıyla.
Türkiye’de benzer bir örnek bulamayınca bu fikri bir kenara bırakmıştım, ancak aklımın bir köşesinde hep durdu.
VE ÇİN’DEN İLK SİPARİŞLER GELDİ
Yaklaşık iki yıl önce bu düşünce yeniden canlandı.
Artık bu şişeler Çin’de üretilmeye başlamıştı.
Ancak benim hiçbir ithalat tecrübem yoktu.
Aylar süren araştırmalar, numune çalışmaları ve planlamalarla geçen uzun bir sürecin sonunda siparişimi verebildim.
Bu süreç neredeyse bir yılı buldu.
Türkiye’de bu formatta üretim yapan bir firma hâlâ yoktu.
Plastik üreticileriyle yaptığım görüşmeler ise inanılmaz yüksek kalıp maliyetleri nedeniyle boş bir çaba olarak kaldı.
Tam sipariş sürecindeyken birkaç markanın benzer denemeler yaptığını gördüm.
Bazıları kısa sürede pes etti, bazıları ise bu yeni alanı şekillendirmeye başladı.
Bizim için bu durum moral kaynağı oldu.
Çünkü pazarın buna hazır olduğunu, sadece doğru uygulamanın beklediğini gösteriyordu ve siparişimi sonuçlandırmak için cesaret kazandım.
PRATİKLİĞİN ÖTESİNDE BİR MESAJ
Sonunda Diba Olive olarak kendi sıkılabilir şişelerimizi üretmeyi başardık.
Bu, sadece yeni bir ambalaj değil, markamız için yeni bir dönem anlamına geliyordu.
Bizim için bu şişeler pratikliğin ötesinde bir mesaj taşıyor:
Zeytinyağı artık sadece sofrada değil, mutfakta, günlük hayatın içinde, sürekli erişilebilir bir noktada olmalı.
Hedefimiz, Türkiye’de bu anlayışı kalıcı hale getirmek.
Cam ve teneke ambalajların yanı sıra modern yaşam temposuna uygun, hijyenik, estetik ve fonksiyonel bir seçenek sunmak istiyoruz.
Diba Olive olarak sadece zeytinyağı değil, kullanım deneyimi satıyoruz.
Bugün bu şişeler Türkiye’de ilgi görmeye başladı ve birçok marka bu yöne kayıyor.
Bu durum bizi rekabet açısından değil, pazarın gelişimi açısından sevindiriyor.
Çünkü ne kadar çok marka bu alana girerse tüketicinin farkındalığı da o kadar artacaktır.
Bizim için önemli olan ilk adımı atmış olmak.
Bu süreçte öğrendiklerimiz, yaşadığımız zorluklar ve elde ettiğimiz sonuçlar markamıza yeni bir özgüven kazandırdı.
Diba Olive artık sadece bir zeytinyağı markası değil, yenilikten korkmayan, kendi yolunu açan bir girişim hikayesi.