Daha önce 10 kez gündeme gelen zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını ön gören kanun teklifi 11’incisinde TBMM’den geçti. Yasa uyarınca zeytinlik alanlar belirli koşullar altında madenciliğe açılabilecek, zeytin ağaçları taşınabilecek, taşınamıyorsa da kesilecek. Peki, zeytinlikler taşınabilir mi? Bilim dünyası ne yazık ki bu konuda da ikiye ayrılmış durumda. Taşınmanın ağaç için ölme tehlikesi anlamına geldiğini söyleyen de var, “1 yaşında da 3 bin yaşında da olsa dinlenmeye girdikten sonra her koşulda taşınabilir” diyen de var. Kim ne düşünüyor, hepsi bu yazıda…
10 yılı aşkın süredir tartışılan bir konu Meclis'te yeniden alevlendi ve bu kez farklı bir sonuca ulaştı. Yıllarca zeytinlikleri madencilik faaliyetlerinden koruyan yasa, yapılan değişiklikle artık bu alanların belli koşullarda madenciliğe açılmasına izin veriyor. Bu yeni düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri, maden sahalarındaki zeytin ağaçlarının ‘taşınması’ ya da ‘kesilmesi’ koşulu.
Yasa, ‘taşınmaz’ olarak kabul edilen bu kadim ağaçların gerekirse kökleriyle birlikte yer değiştirebileceğini öngörüyor. Peki, bir zeytin ağacı gerçekten taşınabilir mi? Bu soru, konuya farklı açılardan bakan uzmanları karşı karşıya getiriyor.
Bir grup, zeytin ağacının doğru zamanda ve doğru yöntemlerle taşınmasının mümkün olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre 1 yaşında da 3 bin yaşında da olsa uyku döneminde, toprağındaki yumru yapısıyla birlikte uygun koşullarda nakledilebilir ve yeni yerine adapte olabilir. Hatta, maden çıkarma işlemi tamamlandıktan sonra bölge rehabilite edilerek tekrar zeytinliğe dönüştürülebilir.
Ancak, bu iyimser yaklaşıma karşı çıkanlar, meselenin sadece ağacın fiziksel taşınmasından ibaret olmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre, zeytinlikler birer ekosistem, tarih ve kültürün bir parçası. Ağaçların taşınmasıyla sadece ağacın kendisi değil, çevresindeki mikroorganizmalar, kuşlar ve böcekler de yok oluyor. Ayrıca, taşınan ağaçların büyük kısmının tutunma ihtimalinin düşük olduğu, tutunanların ise eski verimini kazanmasının yıllar alacağı belirtiliyor. Bu durumun pratik ve ekonomik anlamda da sürdürülebilir olmadığı ifade ediliyor.
‘Zeytin falı’nın iki farklı yönü hem bilimin hem de yerel hafızanın çelişkilerini gözler önüne seriyor. Bu yazıda, zeytinliklerin geleceğiyle ilgili bu tartışmanın tüm boyutlarını farklı görüş ve argümanlarla birlikte inceliyoruz.
///
‘TAŞINABİLİR’ DİYENLER
ÖNÜNDE BİR ENGEL YOK, HER DÖNEMDE YAPILMIŞ
Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya (Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi): “Zeytin ağacını, söktüğünüz yerdeki ekosistem devam edemeyeceği için taşırsınız. Yani, şartlar gerektiriyorsa bir zeytin ağacının yerini değiştirmek doğru zamanda ve doğru yöntem kullanarak mümkün. Zeytin ağacının taşınmasının önünde bir engel yok, her dönemde yapılmış. 1 yaşında da 3 bin yaşında da olsa zeytin ağacı dinlenmeye girdikten sonra her koşulda taşınabilir. Ağaç uyku dönemindeyken toprak altında yumru oluşturmuşsa bu yumru dört bir yanından hendekler açılarak çıkarılır. İnce kök bağlantıları kesildikten sonra uygun koşullarda yeni yerine taşınır. Yeni yerin iklimi ve toprak yapısıyla taşındığı yer arasında uyum olması gerekir. Bu sağlandığında zeytin ağacı rahatlıkla tutunur. Ama taşınmış olan bir ağaca en az 2 yıl veya 5 yıl boyunca bakmanız gerek. El bebek gül bebek büyütmeniz lazım.”
ZOR AMA İMKANSIZ DEĞİL
Prof. Dr. Celal Şengör (yer bilimci): “Zeytin barıştır, medeniyettir. Ama aynı zamanda yerin altındaki kaynaklarla birlikte düşünülmelidir. Madencilikle çevre birbiriyle kavga etmek zorunda değil. Benim de bin zeytin ağacım var. Nakletmek zor ama imkânsız değil. Kök yapısı korunarak, doğru zamanda ve yöntemle yapılırsa zeytin taşınır. Üstelik başka yere dikildikten sonra ürün de verir. Zeytinliklerin altındaki maden çıkarıldıktan sonra bölge rehabilite edilir, tekrar zeytin dikilir. Ben Brezilya’da bunu gördüm. Kocaman bir maden alanı sonradan nefis bir parka dönüştürülmüştü.”
///
‘TAŞINABİLİR, AMA’ DİYENLER
KALP NAKLİ İMKANI VAR DİYE HERKESE NAKİL Mİ YAPILIYOR?
Prof. Dr. Doğanay Tolunay (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi): “(Zeytin ağacı taşınabilir) söylemi, kamuoyunu yanıltan, bilimsel ve ekolojik gerçeklerle çelişen bir propaganda aracı hâline gelmiş durumda. Evet, zeytin ağacı tekil olarak taşınması en kolay ağaç türlerinden biri. Ama bu çözüm değil. Zira, taşınan ağaçların yeni yerlerinde tutunması, kök sistemlerinin yeniden oluşması ve meyve verimine dönmeleri yıllar alıyor. Özellikle kabak budama (radikal budama) yapıldığında ağacın eski verimini kazanması 5-10 yılı bulabiliyor. Zeytinlikler birer üretim alanı olmanın ötesinde karmaşık bir yaşam döngüsünü barındırıyor. Zeytin ağaçlarının taşınması sırasında bu ekosistem tümüyle dağılıyor. Bir zeytin ağacını söktüğünüzde sadece ağacı değil, çevresindeki mikroorganizmaları, kuşları, böcekleri de yok ediyorsunuz. Taşınan ağacın eski verimine kavuşması yıllar alabilir. Üstelik taşınan ağaçların büyük kısmı tutmayabilir. Taşımalar istisnai durumlarda, bireysel ve hasta ağaçlar için geçerli olabilir. Kalp nakli imkânı var diye herkese nakil yapmıyorsunuz, ancak zorunlu hallerde yapıyorsunuz. Ama söz konusu olan on binlerce ağacın taşınmasıysa bunun hem teknik hem de hukuki sakıncaları var. Ayrıca, zeytinlik sahipleri taşınan ağaçlara ulaşabilecek mi? 50-100 kilometre uzaktaki zeytini nasıl toplayacaklar? Sahipliği kimde kalacak? Bunlar yanıtlanmamış çok ciddi sorular.”
///
‘TAŞINAMAZ’ DİYENLER
SADECE TARIMSAL BİR ÜRÜN DEĞİL Kİ
Dr. Mustafa Tan (Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı): “Zeytin ağaçlarının taşınması pratikte kurutulması anlamına geliyor. Örnek mi? Balıkesir Burhaniye’de BOTAŞ hattı için taşınan 45 zeytin ağacından yalnızca 5’i tuttu, onlar da henüz meyve vermedi. Zeytinliklerin 10 yıl süreyle başka bir yere taşınıp kiralanması, ağaçların meyve verebilmesi için yeterli değil. Zeytin ağaçlarının ortak hafızası var. Onlar da Alzheimer benzeri hastalıklar geçirebiliyor. Bir başka yere taşınsalar bile verimlilikleri kalmıyor. Bu arada zeytin yalnızca tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda kültür, tarih ve sosyal düzenin taşıyıcısı. Dolayısıyla zeytinliklerin başka topraklara taşınması zeytinciliği ve yöre halkının yaşamını da yok eder. Zeytin ağacı yerinde değerlidir, taşınamaz.”
‘TAŞINIR’ DİYEN ZEYTİNİ TANIMIYORDUR
Prof. Dr. İlber Ortaylı (tarihçi): “Zeytin ağacını taşımak fevkalade zor bir iş. İspanya’da denediler olmadı. O ağacın yeri orası, neyi taşıyorsunuz? Bunlar boş laflar. Ve bunu tekrarlayanların bu işle ilgisi yok, bilgisi yok. 'Taşıyacağız’ diyen adam zeytini tanımıyordur. Zeytini taşımak cehalettir. Zeytine ihanet etmek, tabiatı oymak gibidir. Zeytin nankörleri hiç sevmez.”
AĞAÇLARDAN DAHA İYİ Mİ BİLİYORSUNUZ?
Prof. Dr. Ali Kavgacı (Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi): “Bağ-bahçe, yol kenarı veya kent içi düzenleme kapsamında birkaç ağacı (hadi 5-10 olsun) taşımak mümkün olabilir. Bir kısmının da ölme riskini göze alarak! Çünkü oldukça teknik ve özen gerektiren bir iş. Öyle binlerce yaşlı ağacı taşıyıp yeniden bahçe kuracağım demek olayı sulandırmaktan öte bir şey değil. Bu ağaçların bir de doğal alanlara taşınacağı, oraların bahçe koşullarından farklı olarak zor koşullar olacağı, entansif bakımın da yapılamayacağı düşünüldüğünde teorik olarak düşünülen bu taşıma işleminin başarısının ne kadar düşük olacağını ön görmek pek zor değil. Öte yandan, taşınacağı yerlerde bu ağaçlar olacak olsaydı zaten doğal olarak orada bulunurlardı. Siz ağaçlardan daha mı iyi biliyorsunuz?”
KÖKLERİ KOPAR, ÖLÜR
Prof. Dr. Doğan Kantarcı (Orman mühendisi, doğa bilimci): “Taşlı ve taşların arasında köklerin geliştiği bir arazide zeytin ağaçlarını söküp taşımak mümkün değil. Aksi halde, sökme sırasında ağacın topraktan su ve besin maddesi almasını sağlayan ince kökleri kopar. Hiçbir yere zeytin taşınamaz, taşınırsa ölür.”
SAKSI MI BU, NASIL TAŞIYORSUNUZ?
Ömür Kula (Doğal Hayatı Koruma Vakfı Genel Müdürü): “Doğa nasıl taşınabilir? Ekosistemi nasıl taşıyorsunuz bir yerden bir yere? Saksı mı bu?”
HER BİR AĞACIN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK
Ali Ekber Yıldırım (Tarım yazarı): “Türkiye sayılı zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkelerden biri. Son 15 yılda doğru bir kararla zeytin ağacı varlığı 90 milyondan 205 milyona çıkarıldı. Deniliyor ki, ‘Hükümet ağaç sayısını ikiye katladı, birkaç ağaç taşınsa-kesilse ne olur?’ Tam tersine, her bir ağacın önemi çok büyük.”
BİLİMSEL GERÇEKLERE AYKIRI
Proje Evi Kooperatifi, Slow Food Türkiye Ağı: “Ekolojik, tarımsal, sosyo-ekonomik ve kültürel gerçekleri göz ardı eden dar bir bakış açısıyla zeytinin taşınabilir bir şey olduğu, taşınan ağaçların yaşamaya devam ettiği, hatta kimi zaman daha fazla verim verdiği iddia ediliyor. Bu iddialar yalnızca saha gerçeklerine değil, bilimsel gerçeklere de aykırı.
DOĞA TAŞINAMAZ, EKOSİSTEM YERİNDEN EDİLEMEZ
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı): “Bir zeytin ağacını ya da bir zeytinliği bulunduğu alandan çıkardığınızda o bölge yalnızca ağaçları değil, kendisine zeytinlikler tarafından sunulan tüm ekosistem hizmetlerini de telafisi olmayacak bir şekilde kaybeder. Ekosistem hizmetleri doğrudan ve dolaylı olarak insan yaşamını destekleyen hayati işlevlerdir ve mekâna özgüdür. Gıda gibi bazı ürünler başka bölgelerden tedarik edilebilir ya da taşınabilir. Ancak temiz hava, suyun düzenlenmesi, karbonun tutulması, toprak koruma, mikro iklimin sağlanması ve biyolojik çeşitlilik gibi ekosistem hizmetleri bir başka yerden tedarik edilemez. Zeytinliklerin sökülmesiyle birlikte söz konusu hizmetlerin neredeyse tamamı o mekânda sona erer ve o bölgede yaşayan tüm canlılar bu hizmetlerden mahrum kalır.”
ZEYTİNLİKLER SADECE AĞAÇ DEĞİL, BİR GELECEK
Zeytindostu Derneği: “Zeytin bu toprakların hafızası. Binlerce yıllık geçmişiyle hem kültürümüzün hem ekonomimizin temel taşlarından biri. Zeytinlikler yalnızca tarımsal alanlar değil, aynı zamanda kültürel, ekolojik ve ekonomik birer hazine, ekosistem. Zeytin ağaçlarını söküp başka yere taşımak adaptasyon süreci ve masrafları göz önünde bulundurulduğunda sürdürülebilir bir seçenek değil. Ülkemizde zeytin ağaçlarının bulunduğu bölgeler aynı zamanda doğanın ve özgün gıda kaynaklarının nadir alanları. Bu alanlar bir kez yok olursa geri döndürülemez zararlar oluşur.”
(kutu)
PORTEKİZ’DE
EKOLOJİK SUÇ
Portekiz’de zeytin ağacını başka bir yere taşımak 2021 yılında ekolojik suç olarak tanımlandı. İspanya’nın Endülüs bölgesinde otoyol genişletmek için taşınan ağaçların yüzde 60’ı iki yıla kalmadan kurudu. Yunanistan’da altın madeni projesi için taşınan ‘Koroneiki’lerin (bodur bir tür zeytin ağacı) kalitesi düştü. Tunus’ta yaşlı zeytinliklere ‘milli anıt’ unvanı verildi. FAO, 2023’te zeytin ağaçlarının taşınmasının sürdürülebilir tarım hedefleriyle bağdaşmadığı uyarısı yaptı.
Prof. Dr. Doğanay Tolunay (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi): “(Zeytin ağacı taşınabilir) söylemi, kamuoyunu yanıltan, bilimsel ve ekolojik gerçeklerle çelişen bir propaganda aracı hâline gelmiş durumda. Evet, zeytin ağacı tekil olarak taşınması en kolay ağaç türlerinden biri. Ama bu çözüm değil. Zira, taşınan ağaçların yeni yerlerinde tutunması, kök sistemlerinin yeniden oluşması ve meyve verimine dönmeleri yıllar alıyor. Bir zeytini söktüğünüzde sadece ağacı değil, çevresindeki mikroorganizmaları, kuşları, böcekleri de yok ediyorsunuz. Taşımalar istisnai durumlarda, bireysel ve hasta ağaçlar için geçerli olabilir. Kalp nakli imkânı var diye herkese nakil yapmıyorsunuz, ancak zorunlu hallerde yapıyorsunuz. Ama söz konusu olan on binlerce ağacın taşınmasıysa bunun hem teknik hem de hukuki sakıncaları var.”