CANIMIZ YANDI

O öyle güçlü bir ağaç ki küllerinden yeniden doğmasını bilir, sen yeter ki sabırlı ol!

 

Türkiye’de bu yıl olmadık bir şey oldu, zeytini önce zirai don, ardından da alevler yaktı. Binlerce yıldır kurağa, soğuğa, hatta yangınlara karşı dayanıklığıyla bilinen bu kadim ağaç belki de ilk kez bu kadar ağır darbe aldı. Şimdi akıllardaki soru şu: Peki, kül olan bu ağaçlar yeniden büyüyebilir mi? Yoksa onları sonsuza kadar mı kaybettik?

 

Zeytin ağacı iki şekilde yanar: Ateşle ve soğukla…

Türkiye’de bu yıl ikisi de oldu.

Hem de birkaç ay arayla…

Şubat, mart, nisanda yaşanan ve 65 kentimizde etkili olan zirai don Ege’de birçok ürünle birlikte zeytini de vurdu.

Ardından birbiri ardına meydana gelen yangınlarda binlerce ormanlık alanın yanı sıra zeytinlikler de küle döndü.

Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre bu yıl ülkemizde 64 bin 500 hektar alan kararırken, bunun ne kadarının zeytinlik olduğu henüz tam olarak tespit edilebilmiş değil!

Aynı durum, küresel iklim krizine bağlı olarak neredeyse dünyanın dört bir yanı için geçerli.

Avrupa’da 440 bin hektar alan siyaha bürünürken, ne acıdır ki bunun içinde zeytinlikler de var.

Bu hepimizi üzen yangınlarda sevindirirken düşündüren şeyler de yaşandı.

Örneğin; alevlerin iki gün boyunca sönmediği Çanakkale Gelibolu’da İrfan Çimen’e, İzmir Ödemiş’te Ahmet Türk’e ait zeytinlikler etrafları küle dönmesine rağmen yangından etkilenmedi.

Çimen ve Türk, bu mucizenin nasıl gerçekleştiğini ise şu 6 kelimelik cümleyle özetledi:

“Bahçemizi sürdük, ızgara çektik, otları temizledik.”

Evet, yangın bu dünyanın bir gerçeği.

Çıkan yangınlarda insan unsuru hala en önemli faktör olsa da değişen iklim koşulları, aşırı sıcak ve kuraklık yeni bir çözüm üretilene kadar hepimizi tehdit etmeye devam edecek görünüyor.

Yüzyıllardır Anadolu’nun ve Akdeniz coğrafyasının sembolü olmuş zeytin ağaçları her ne kadar yangınlara karşı dirençli olsalar da alevlerin büyüklüğü ve yayılma hızı karşısında onlar da yenik düşebiliyor.

BASİT AMA ETKİLİ ÖNLEMLER

Peki, bu toprakların en kadim sembollerinden biri olan zeytin ağaçlarını bu yangınlardan nasıl koruyabiliriz?

Aslında, alevler sarmadan önce alınacak basit ama etkili önlemlerle zeytinlikleri korumak mümkün.

* En basit ve en etkili yöntemlerden biri, zeytinliğin etrafını yangın şeritleri ile çevrelemek. Bu, arazinin kenarından 5 -10 metre genişliğinde toprağın sürülerek otlardan ve çalılardan arındırılmasıyla yapılır. Bu şerit yangının zeytinliğe sıçramasını engeller veya yayılmasını yavaşlatır.

* Zeytin ağaçlarının etrafını ve aralarını kuru ot, çalı ve dökülmüş dallardan temizlemek de çok önemli. Bu malzemeler yangın için kolay tutuşabilen yakıt görevi görür. Zeytinlikler özellikle yaz aylarında düzenli olarak ot biçme ve temizlik çalışmalarıyla bakımlı tutulmalıdır.

* Ağaçların budanması hem ağacın sağlığı hem de yangın güvenliği için kritik öneme sahiptir. Yerden 50 santimetre kadar yüksekte olan dallar budanmalı, kuru ve hastalıklı dallar temizlenmelidir. Bu sayede alevlerin ağaçtan ağaca sıçraması da zorlaşır.

* Mümkünse zeytinliğin içinde ya da yakın bir yerde su deposu veya havuz oluşturmak acil bir durumda hızlı müdahale şansı tanır. Yangın alarmı verildiğinde bu su kaynağıyla ilk müdahale yapılarak alevlerin yayılması engellenebilir.

* Yangın riski sadece sizin arazinizle sınırlı değildir. Komşu zeytinlik sahipleriyle bir araya gelerek ortak yangın planları oluşturmak topluluk olarak daha güçlü olmanızı sağlar. Bölgedeki itfaiye ve orman yangın ekipleriyle iletişimde kalarak riskli bölgeler hakkında bilgi edinmek ve olası bir yangın durumunda hızlıca yardım istemek de hayati önem taşır.

* Zirai don riskine karşı ise budama ilkbaharda yapılmalıdır. Eğer ağaçlar hemen kış öncesinde budanırsa yeni çıkan ve narin sürgünler dona karşı savunmasız kalır. Toprağın nemli olması don riskini azaltır. Nemli toprak donma sürecinde yavaş yavaş ısı salarak ağaçların köklerini ve gövdesini korur. Temiz bir toprak yüzeyi güneş ışınlarının toprağı ısıtmasını kolaylaştırır ve bu ısıyı don anında geri salmasını sağlar.

YARALARI NASIL SARACAĞIZ?

Peki; yangından etkilenen zeytinlikler iyileşir mi, yaralar nasıl sarılır?

Zirai don olayının yaşanacağı tahmin edildiğinde hızlıca harekete geçilmeli. Zeytinlikte (özellikle rüzgârın geldiği yönün tersine doğru) saman, ot ya da eski lastik yakılarak yoğun bir duman tabakası oluşturulabilir. Bu duman ağaçların üzerinde bir yorgan gibi durarak ısı kaybını yavaşlatır ve donun etkisini azaltır.  Yine zeytinlikte küçük ateşler yakmak havanın sıcaklığını birkaç derece artırarak donun etkisini hafifletebilir. Donma noktasının altına düşen sıcaklıklarda zeytinlikte nemli ot veya saman yığınları yakmak dumanın yanı sıra buhar da oluşturarak risk azaltılabilir. Uzun vadede ise zirai don direnci yüksek zeytin çeşidi seçmek, zeytinliği doğru konumlandırmak, dikim sıklığına dikkat etmek, ağaçların gövdesini beyaz kireçle boyamak olası hasarı en aza indirgeyebilir.

Yangından sonra yaraları sarmak için ilk yapılacak iş hasar tespitidir. Sonrasında yanan dalları ve gövdeyi budamak ağacın hayatta kalan kısımlarının daha hızlı toparlanmasına yardımcı olur. Ağaç tamamen yanmış gibi görünse bile umut her zaman vardır. Zira, kök kısmı canlı olabilir. Bu nedenle hemen kesip atmak yerine, yeşil filizlerin çıkmasını beklemek daha doğru olur. Yangın sonrası ağaçların suya ve besine ihtiyacı artar. Yeterli sulama ve uygun gübreleme ağaçların yeniden canlanmasını teşvik eder. Yangın toprağın yapısını ve besin içeriğini de bozar. Toprağa organik madde (örneğin, kompost) eklemek ve sürüm yapmak iyileşmesine yardım eder.

ZEYTİN YOKSA GELECEK DE YOK

Unutmayalım ki zeytin yoksa gelecek de yok.

Ve bu söz bugün her zamankinden daha gerçek.

Yaşanan yangınlar sadece zeytin ağaçlarını değil, aynı zamanda binlerce yıllık mirasımızı, soframızı, topraklarımızı ve hatta geleceğimizi tehdit ediyor.

Bu yüzden izleyici olmaktan öte, harekete geçmeliyiz.

Zira; her bir paylaşım, her bir söz, her bir fidan bir umuda dönüşebilir.

 

(kutu)

BU 6 MADDEYİ NOT ALIN

  1. Yangın sonrası hiçbir işlem yapmadan bekleyin (sakın ‘kurudu diye kesmeyin, zeytin ağacı kolay kolay ölmez).
  2. Yağış olmazsa sulama yapmakta fayda var.
  3. Gübrelemeye ihtiyaç yok.
  4. Birkaç hafta için sürgün çıkan nokta budama noktasını gösterir.
  5. Sürgünler belli bir boyuta ulaştıktan sonra artık kuru dallar budanabilir.
  6. Sürgün veren ağaçlarda yanmış gövdede yanık kısım keskin bir palayla tıraşlanabilir.

 

(kutu)

ÇEVRESİNE NE DİKİLMELİ?

Şu bir gerçek ki hiçbir bitki yangına karşı yüzde 100 koruma sağlamaz. Yangın uzmanları ve ziraat mühendisleri yine de zeytinliklerin etrafına ‘canlı yangın şeridi’ olarak işlev görecek şu bitkilerin dikilmesini öneriyor: Keçiboynuzu (harnup), kalın kabuğu ve yüksek su içeriği sayesinde ateşe karşı dirençlidir. Badem, zeytin kadar dayanıklı olmasa da yangının hızını yavaşlatma potansiyeline sahiptir. Lavanta ve adaçayı gibi bitkiler, yangının yer seviyesinde yayılmasını engelleyebilir ve hızını kesebilir.

 

(uygun bir yere)

DON YANGINI NE DEMEK?

Şiddetli bir zirai don tüm hasadı yok edebileceği gibi ağaçlara kalıcı zararlar da verebilir. ‘Don yangını’ terimi, aslında donun ağaçta yarattığı hasarı, ateşe benzer bir etkiyle dokularını yakması nedeniyle mecazi olarak kullanılır.

ÜCRETSİZ KEŞİF 0542 246 88 33 WHATSAPP HATTI