Zeytinyağı denince aklımıza hemen koyu renkli cam şişeler veya teneke kutular gelir. Bu, yüzyıllardır süregelen bir gelenek ve kalitenin adeta imzasıdır. Ancak son yıllarda market raflarında sıkılabilir plastik şişeler de görmeye başladık. Peki, bu ‘yeni’ ambalaj trendi nereden çıktı, zeytinyağı dünyasındaki yankıları neler?
Sofralarımızın sıvı altını zeytinyağının kalitesi ve asaleti yüzyıllardır koyu renkli cam şişelerin veya teneke kutuların içinde saklı kabul edildi.
Ta ki bir marka çıkıp ‘sıkılabilir plastik şişe’ ile alışkanlıklarımıza meydan okuyana kadar: ‘Graza’.
ASLINDA FORMADIN MUCİDİ ŞEFLER
Genç ve dinamik bir yaklaşımla pazara giren ABD’li Graza, bu formatı icat eden ilk marka değil.
Aslında formatın kökeni son derece pratik bir geleneğe dayanıyor.
Şefler, yıllardır restoran mutfaklarında cam şişelerden daha kontrollü ve tek elle döküm yapmak için zeytinyağını plastik sıkma şişelerine aktararak kullanıyordu.
2022’nin başlarında piyasaya sürülen Graza, tam da bu profesyonel uygulamayı alıp tüketiciye sundu.
SAKLAMAK İÇİN DEĞİL, SIKMAK İÇİN
Markanın sloganı basitti: Saklamak için değil, sıkmak için!
Graza, zeytinyağını geleneksel ağırbaşlı imajından sıyırıp, ketçap veya mayonez gibi eğlenceli, günlük kullanıma uygun ve ölçmeden rahatça kullanılabilecek bir ürün olarak konumladı.
Opak (ışık geçirmeyen) plastik ambalajları ve sosyal medyada yankı uyandıran genç pazarlama dili sayesinde kısa sürede hızla yayıldı.
Graza’nın başarısı sadece bir ambalaj değişikliği değil, aynı zamanda hedef kitleyi genişletme stratejisiydi.
KONTROLLÜ DÖKME İHTİYACINA ÇÖZÜM
Yağı damlatmadan, dökmeden, tek elle ve hassas kontrolle kullanma imkânı sunması tüketicinin ‘kontrollü dökme’ ihtiyacına birebir cevap verdi.
Ambalajı opak yaparak zeytinyağını en büyük düşmanı olan ışıktan koruduğunu vurguladı.
Zeytinyağını sadece salata için algısından çıkarıp, yüksek ısıda pişirme ve günlük mutfak aktiviteleri için daha erişilebilir hale getirdiğinin altını çizdi.
Bu da genç ve sosyal medyayı aktif kullanan bir demografiyi sektöre çekti.
DEVLER DE BİR ANDA SIRAYA GİRDİ
Graza’nın baş döndüren bu başarısı pazarın devlerini de harekete geçirdi.
Örneğin; ABD’nin en büyük üreticilerinden California Olive Ranch (COR), ‘Chef’s Bottle’ (Şef Şişesi) adıyla sıkılabilir seriyi çıkardı.
Genellikle şık cam şişeleriyle tanınan bir diğer dev Brightland, özellikle pizzaya özel bir yağı ‘Pizza Oil’ sıkılabilir ambalajda piyasaya sürdü.
GELELİM TARTIŞMANIN İKİ CEPHESİNE
Sıkılabilir şişe tüketiciyi mutlu ederken, uzmanları ise ikiye böldü.
‘Sıkılabilir’cilerin savunmasını üç maddede toplamak mümkün:
Birincisi, tek elle mükemmel kontrol ve pratiklik. (Yağı tavaya, tencereye veya salataya akıtırken damlama yok, fazla dökme riski yok.)
İkincisi, ışık koruması, yani ışık kalkanı. (Opak plastik şişeler, zeytinyağının kalitesini hızla bozan ışığa karşı tam koruma demek.)
Üçüncüsü, kırılma riskini sona erdirmesi. (Mutfak kazalarında cam şişeler gibi kırılma veya teneke kutular gibi ezilme riski bulunmuyor.)
Buna karşı çıkan ‘geleneksel’cilerin çekincelerini de yine üç başlıkta özetlemek olası:
İlki, hızlanan oksidasyon. (Uzmanlara göre zeytinyağının en büyük düşmanı oksijen. Her sıkma hareketinde şişeye yeni hava girer ve bu, yağdaki değerli polifenol -antioksidan- içeriğini hızla azaltır. Bu durum yağın lezzetini ve sağlık faydalarını bozar.)
Diğeri, kimyasal sızıntı (migrasyon) riski. (Zeytinyağı iyi bir çözücü olduğu için özellikle uzun süre plastikle temas ettiğinde plastikten yağa kimyasal maddelerin -örneğin, ftalatlar- sızması riski vardır. Bu, gıda güvenliği ve kalitesini doğrudan etkileyebilir.)
Sonuncusu ise sürdürülebilirlik. (Cam ile teneke kolay ve yaygın geri dönüştürülebilirken, özellikle temizlenmemiş veya özel kaplamalı plastiklerin geri dönüşüm süreci daha sorunlu ve çevreye etkisi daha fazladır. Ki Graza, bu endişeye karşı alüminyum kutu dolumlarını piyasaya sürerek yanıt vermeye çalıştı.)
MMMMMMMMMMM
Türkiye’de durum ne diye bakacak olursak…
Bizde durum biraz farklı.
Malum, büyük hacimli PET bidonlar zaten uzun süredir kullanılıyor.
Bunda da pratiklikten çok işin ekonomik boyut öne çıkıyor.
Hala yol kenarlarında ve kimi market raflarında tüm uyarılara rağmen şeffaf plastik şişeler yaygın olarak tercih ediliyor.
-Henüz ana akım bir trend haline gelmemekle birlikte- kimi markalar tıpkı Graza’nınki gibi küçük, opak ve kontrollü ‘sık-dök’ ambalajda ürün üretmeye başladılar.
‘Fişek tipinde’ diye nitelendirdikleri şişelerini tanıtırken, “İhtiyacın kadar kullanırsın, dökeceğim diye ne kol kası yaparsın ne de tezgâhı batırırsın” diyorlar.
SİZE UYGUN OLAN NEYSE DOĞRUSU O
Peki, işin uzmanları ne diyor?
Bir grup, “Eğer zeytinyağınızı bir şef gibi hızlı tüketiyor (açıldıktan sonra 3-6 ay içinde) ve her yemeğe küçük bir dokunuş yapmayı seviyorsanız sıkılabilir ve ışık geçirmeyen şişeler tam size göre” görüşünde.
Bir diğer grup, “Sıvı altınınızın tüm sağlığını ve lezzet asaletini korumasını istiyorsanız koyu camı veya tenekeyi tercih etmeniz daha doğru” iddiasında.
Görünen o ki Graza zeytinyağı piyasasını geleneksel uykusundan uyandırdı ve sektörü ambalaj konusunda yeniden düşünmeye zorladı.
Bu sıkılabilir şişeler cam ya da tenekenin yerini alabilecek kadar güçlü mü, yoksa bir pazarlama taktiği olarak başladığı yolculukta geçici heves olarak mı kalacak zaman içinde hep birlikte göreceğiz.
Kim bilir, bakarsınız bir başka marka bir başka ambalajla karşımıza da çıkabilir!
(res)
Türkiye’de durum ne diye bakacak olursak…
-Henüz ana akım bir trend haline gelmemekle birlikte- kimi markalar tıpkı Graza’nınki gibi küçük, opak ve kontrollü ‘sık-dök’ ambalajda ürün üretmeye başladılar.
‘Fişek tipinde’ diye nitelendirdikleri şişelerini tanıtırken, “İhtiyacın kadar kullanırsın, dökeceğim diye ne kol kası yaparsın ne de tezgâhı batırırsın” diyorlar.